Temizlik malzemeleri, dört farklı amaç için kullanılır. İlk amaç, yüzey kirleticilerinin uzaklaştırılmasıdır; ikinci amaç, yüzeylerin bakımı ve parlak görünmesini sağlamak; üçüncü amaç, yüzeyin mikroplardan arındırılması; dördüncü amaç ise kötü kokuları yok ederek hoş kokular oluşturmaktır.
Aslında evet. Sabun, ana maddesi bitkisel ve/veya hayvansal yağlar veya yağ asitleri nin alkali maddeleri ile [Sodyum hidroksit (NaOH), Potasyum hidroksit (KOH) vb.] tepki mesisonucu üretilen ve genel anlamda insan vücudunun, canlılarla eşyaların temizlenmesinde kullanılan ilk ve en eski temizlik ve kişisel bakım malzemesidir. Ne yazık ki, sabunlar 1940’lı yıllarda eski önemlerini kaybedip yerlerini yeni keşfedilen deterjanlara bırakmıştır.
Temizlik malzemelerinin içerebileceği kimyasalların insan sağlığı üzerinde akut (ani) ve kronik (müzmin) etkileri olabilir. Temizlik malzemeleri, deri, göz ve diğer hassas organlarla doğrudan temas ya da onları nüfuz edici bileşen ve buharları maruz kalınması ve solunması ile sağlık sorunlarına yol açar.
Çamaşır suyu, amonyak içeren deterjanlar (cam temizleyici spreyler vb.), toz deterjanlar, oda parfümleri; gözlerde yaşarma ve yanma, boğazda yanma, hapşırık, burun akıntısı gibi belirtilere neden olabilir. Çamaşır suyu, tuz ruhu, kostikler (kir ve yağ çözücüler, fırın temizleyiciler, tuvalet ve lavobo açıcılar vb.), sıvı deterjan, dezenfektanlar ve karışımları; öksürük, göğüste yanma, nefes darlığı, hırıltılı solunum gibi solunum yolu şikayetlerine yol açabilir.
Birçok temizlik malzemesi yüksek deri şimdede korozif (aşındırıcı), düşük deri şimdede irritatif (tahriş yapıcı) etki gösterir. Kimyasal bir maddeye yoğun ve/veya uzun süreli yüksek deri şimdede maruz kalınması; cilt, göz, üst ve alt solunum yollarında tahriş ve hatta cilt yanıklarına neden olabilir.
İşyerleri ve evlerimizden ne kadar az yüksek dozda temizlik malzemesi kullanırsak, sağlık etkileri o kadar olumsuz olur. Bu yüzden de kullandığımız temizlik malzemelerinin dozunu ve kullanım sıklığını azaltmalı, yapabiliyorsak kullandıktan sonra arkasından su ile durulama yapmalıyız.
Çamaşır suyu ile et ürünü karıştırılması sonucu solunumsıkıntısı ile acil servise başvurma, ağır solunum yetmezliği ne girme ve kişinin bu nedenle yaşamını kaybetme riski bulunmaktadır. Bazı esmerlerde, çamaşır suyu ve et ürünü karıştırılarak daha iyi bir temizlik sağlanabileceği düşünülse de bu çok yanlış bir bilgidir ve çok ciddi sağlık sonuçlarına yol açabilir. Bu iki kimyasal birbiri ile karıştığında kimyasal bir tepkime gerçekleşir, tuz ruhu ve çamaşır suyu temizlik için kullanılan asıl amaçlarını kaybeder ve zararaz hale gelir, ek olarak da sağlık için çok tehlikeli olan klor gazı oluşturur. Maruz kalma süresi uzun ve havalandırma da yetersiz ise, bireylerde göz ve solunum sistemi irritasyonu (tahriş) olur.
Amonyak ve klor içeren temizlik malzemelerinin karıştırılması da kesinlikle önerilmemektedir, birlikte kullanıldıklarında ölümcül amonyum klorür gazı oluştururlar. Amonyak akciğerlerimizi için tehlike oluştururken, klor karıştırıldığında kansere yol açan bileşikler oluşturabilir. Hafif maruziyetlerde başlıca belirtiler burunda irritasyon (tahriş), konjunktivit (gözi lti habı), boğaz kuruluğu, öksürük ve hafif nefes darlığıdır. Daha ağır maruziyetlerde belirgin nefes darlığı, baş ağrısı, öksürük, beyaz-pembe renkli balgam çıkarma, göğüs ağrısı, kusma gibi belirtiler eklenir.
Malzemelerin etiketlerinin okunması, içeriklerinin bilinmesi ve mümkün olduğunca en az tehlike içeren temizlik ürünleri tercih etmek çok önemlidir. Uçucu organik bileşikler (VOCs), koku verici esanslar, tahriş edici ve yanıcı madde içermeyen veya az miktarda içeren ürünlerin tercih edilmesi önerilir. Sprey şeklinde temizlik malzemeleri ve yüksek uçuculuğu olanlar solunum şikayetlerine daha çok yol açmakta olup ürünlerin bu şekilde kullanımından kaçınılmalıdır.
Sağlığımızı içine temizlikte, daha güvenli bir alternatif olarak ılık su ve sabun (veya arapsabunu) kullanımı tercih edilebilir. Yüzeylerin temizlenmesi amacıyla karbonat, cam temizliği için de sirke-su karışımı yeterli olabilir. Temizlik yapılan ortamın bu sırada havalandırılması çok önemlidir, özellikle banyo, tuvalet gibi dar alanlarda mutlaka kapı açık tutulmalı, varsa pencere ve havalandırma açılmalıdır.
Kullanılan temizlik malzemeleri birçok kimyasal madde içermektedir ve bunlardan bazıları toksik (zehirli) özellikte kimyasallardır. Temizlik malzemeleri hem temizlik yapan hem de aynı ortamı paylaşan bireyler için sağlık riski oluşturmanın yanı sıra çevresel kirliliğe de neden olmaktadır.
Temizlik malzemelerinden kaynaklı çevresel kirliliğin nedeni; temizlik malzemelerinin kullanımı sonucu kimyasalların büyük kısmının kanalizasyona karışarak su kaynakları ve toprağa ulaşması, su kaynaklarında canlı yaşamı olumsuz etkilemesi olarak sayılabilir. Çevre açısından bazı temizlik kimyasalları, yüksek deri şimdelerde olmalı durumunda, yüzey sularının biyolojik oksijen ihtiyacını artırabilir ve atık su arıtma tesislerinde bakteri leri için zararlı olabilir. Bazı kimyasallar ise düşük dozlarda bile suda ve su etrafında yaşayan canlıları için toksik (zehirli) etki gösterebilir. Bu maddeler su ve toprakta bozulmadan kalıp, akarsu, göl ve denizlere ulaşarak buralarda yaşayan canlıları ve onlarla beslenen insanları sağlığını tehdit edebilir.
Çamaşır ve bulaşık deterjanlarının performansını artırmak ve suya yumuşaklık vermek için fosfat kullanılır. Fosfat, ırmakları, gölleri ve fazla akıntı olmayan körfezleri istila eden zehirli mavi-yeşil alg (yosunların) oluşumunun ana nedenidir. Bu yosunların dipte çöküp ayrışması sonucu, dip suları oksijen tükenir ve hidrojen sülfür gazı (çürük yumurta benzeri kokusu olan) ortaya çıkar. Bu da suda yaşayan canlı hayatının sonlanmasına neden olan önemli çevre sorunlarından biri dir. Bu nedenle deterjanlarda fosfat kullanımında sınırlamaya gidilmiştir.
